Zeynep Bebek Hoşgeldii ;)


Canım Arkadaşım Emel'in biricik kızı Zeynep Bebek için yaptığımız çalışmalardan :)
Zeynepçik iyi ki geldin... 
Anneni babanı bizi mutlu ettin... 
Rabbim sana sağlıklı huzurlu güzel bir ömür nasip etsin...
Amin...

Uzun Bir aradan Sonra...

En son paylaşımıma bakıyorum da üzerinden aylar geçmiş... araya gezmeler tatiller bayramlar... girmiş :) ama kışla birlikte yine palaşımlara devam   ;)

Bu arada kış erken gelidi ve gelir gelmez bana hastalık getirdi :(


Birkaç gündür griple boğuşuyorum. bugün gözlerim burnum benden çok başka alemlerde, mendil yetiştiremiyorum. Allah sonumuzu hayretsin bütün hastalar şifa versin... Amin..

Yazdan kalma gezmeler...

Eşimin de kurucu öğretmenlerinden olduğu Öncü Eğitimciler Derneğimiz her yıl bir çok yöreye geziler düzenliyor. geçtiğimiz yıl güzle eğlenceli bir öğretmen grubu ile güneydoğu turuna çıktık. çok eğlendik ve çok güzel geçti. bu yılda Doğu Karadeniz Turu yapalım dedik. Yine çok güzeldi ama bir o kadar da yorucuydu. birde Karadeniz'in malum havası sürekli yağmur altında gezdiğimiz için biraz zor oldu. Ben yağmuru soğuk havayı pek sevmem. o nedenle benim için biraz daha zor oldu bu ama gördüğümüz manzara ve doğa herşeye değerdi.

Mutluluk ....

1. sınıf okumaya geçen öğrenciler hediye broşlarımızı ve okuma belgelerini almışlar... 
çok güzeller...
sevinçleri mutlulukları, başarıları daim olsun...









Anneciğimin telefonuna kılıf yaptım


 anneciğimin küçücük bir telefonu var. ona küçücük bir kılıf yaptık :)




ipad miniciğime kılıf diktim :P




Eşim bana ipad mini almış <3 canım benimm...
bende hemen tabletime kılıf dikeyim dedim ;) 
nasıl olmuşş ben çok beğendim :P



Malzeme takımımı tamamlamaya devam ;)


                           
Kesme Tahtası, Döner Kesici, Sürfile Makası, Uçan Kalem...:)
dikiş ve benzeri çalışmaları çok seviyorum. kunuyla da ilgili olan her türlü alet-edevata da sahip olmak istiyorum :P
Sürfile makası ve uçan kalemi alalı bayağı oldu. kullanıyorum sürekli ve çok memnunum.
Uçan kalemle çizgileri yok edebiliyorsunuz iş bitiminde. Kalemimin renri siyah. farklı renkleri de var ama ben nedense alışkanlıktan siyahı seçtim :) kalem izi ütüleyince çıkıyor veya sıcakla temas ettirince. kiçik parçalar için ütüyü çalıştırmak zor geliyor bazen. bende uzaktan çakmak tutuyorum ve kalem izi gidiyor ;) Bir de kapağını açık bırakmamak gerekiyor yoksa uçar :) 

Sürfile makasımı da çok sevdim. çok net ve güzel kesiyor. keçe işlerimde kullanıyorum, yuvarlak kare hertürlü kesimde çok iyi :)

Kesme tahtası ve döner kesiciyi daha çok kullanmadım ama denedim. tahta kullanışlı, çalışma alanında da düzen sağlıyor hem. ama döner kesiciyi pek sevmedim. :( keçe üzerinde denedim ve çok bastırmak gerekiyor. bastırmama rağmen yinede tam düzgün kesmiyor. ayrıca düz kesmek için cetvel kullandım. bu sefer de solak olduğum için kesicinin vidası cetvele takıldı ve olmadı :( yani döner kesici onunla yapmak istediğim hayallerimi suya düşürdü :(   :(



Çanakkale Yolun Sonu

Çanakkale savaşından bir kesiti işleyen gayet kaliteli sahneleri ve görsel efektleri olan bir film. Yapanların ellerine sağlık. Ayrıca oyuncular çok başarılı.
Tavsiye Edilir...

ÇANAKKALE YOLUN SONU

Sevdikleri için ölmeyi göze almayanların
Aldığı soluğun hükmü yoktur.
Bugün yapmazsan, yarın hiç olmayacak
_____________ 

Çanakkalem....Memleketim.....







Çanakkale Şehitlerine


Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Avusturalya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi;
'O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi.
Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.
Mehmet Akif Ersoy

Çiçekli kutum


heyy kutuları kaplamaya devammm :D
hem ekonomik hem daha kıymetli.
bu arada evde kutular bitiyooo :(
bir ayakkabıcıyla mı anlaşsam, kutularını atmasa :))

mavi saçlı, pembe saçlıyız ;)


Ümit hanımın siparişlerini de tamamladım hamdolsun..
kız erkek broşlar toplam 44 adet ;)
en güzeli de karşıdan aldığım mutluluk, memnuniyet, beğeni...


ayakkabı kutularım oldu hediye kutusu :)


Hediyelik kutularımı paketlerimi kendim yapmayı seviyorum. 
Hem ekonomik oluyor hemde emeğimle daha güzel olduğuna inanıyorum...Bu kutuları da siparişlerim için hazırladım ve çok beğenildi ;)


UP.... :) uçan evimiz ;)



yukarı bak filminden uyarlanmış bir keçe tasarımı pano çalışması :)
buna benzer farklı renkte internetten bir model buldum ve yeğenlerimin odasına uygun renklerde tekrar tasarladım. odalarındaki duvar kağıtları da ev desenli olunca uygun olacağını düşünüyorum.




İlk Keçe Siparişlerim ;)





El işleri yapmayı çok seviyorum. Ne kadar çalışan bir bayan olsam da evde boş vakitlerimde hemen bir şeyler tasarlamak, yapmak istiyorum. kurdele çalışmaları, dikiş, tel kırma, takı derken 
şimdi de keçe çalışmalarına merak sardım :)
birde çalışması kolay ve sonuca daha çabuk ulaşınca keçede takıldım..
çerçeveler, kapı süsleri... şimdide broş yapıyorum
eşimin okulundaki öğretmen arkadaşları da çok beğendi çalışmalarımı ve yüklü bir sipariş verdiler :)))
biraz düşündüm, malum gündüz işteyim akşamdan akşama yapabilirmiyim diye, ve dedim neden olmasın ;)

arkadaşlar öğrencilerine hediye etmek üzere gülen yüz istediler, birlikte bu modellere karar verdik ve 
kız + erkek / toplamda 95 broş hazırladım
elime sağlık :P

Eslem Şifa'nın Diş buğdayı

Tubacımın kızı şifanın diş buğdayı partisi vardı pazar günü.
çok güzel bir gündü, Tubacım çok güzel şeyler yapmış bizim için... 
işte fotoğraflar :)





Şifamızın diş buğdayı hediyelikleri





Tubacıımın kızçesi  Eslem Şifamızın diş buğdayı partisi vardı hafta sonu. 
Çok güzel geçti :) resimlerden paylaşacağım , 
ama önce gelen misafirlere Tubacıımla hazırladığımız 
keçeden hediyelikleri paylaşmak istedim.

ponpon yapımı

ponpon da yaptık :)
tek başına çok birişe yaramayan ponponlar yardımcı eleman olarak güzel işlerde kullanılabilir :)



İSTANBUL EFENDİSİ (İBB Şehir Tiyatroları)


Cumartesi akşamı arkadaşlarla sanatsal bir faaliyet yapalım dedik ;)
İBB Şehir Tiyatroları Ümraniye sahnesinde İstanbul Efendisi isimli müzikli oyunu seyrettik.

Filmin KONUSU
Kendine damat beğenen bir baba kızının başka birini sevdiğini öğrenirse ne yapar? Savletî Efendi, kızının gönlüne yön vermek için cinlere perilere bel bağlamıştır... Musahipzade Celâl, İstanbul Efendisi ile Osmanlı'nın Lale Devri'nden sonraki gündelik yaşantısını ve sosyal ilişkilerini hicvediyor.

oyunu çok beğendik, çok eğlenceliydi... 
en çok beğendiğim de İrfan karakteriyle ÇAĞLAR ÇORUMLU oldu :)))

Medine Savunması

Medine Müdafii Fahrettin Paşa KUMANDAN
Mayısta bir davetle Medine savunması oyununun prömiyerine katıldım. çok bir bilgi sahibi olmadan, hatır için gittiğim bir tiyatroydu ama çok beğendim, çok etkilendim... Birinci Dünya Savaşı sırasında Hicaz Cephesinde mücadele veren Fahrettin Paşa'nın şehri teslim etmemek için gösterdiği büyük gayreti konu alıyor.

ANNABEL LEE


lise yıllarımda en sevdiğim şiirdi....  hala çok güzel...

ANNABEL LE

Seneler,seneler evveldi;
Bir deniz ülkesinde
Yaşayan bir kız vardı,bileceksiniz
İsmi Annabel Lee;
Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
Sevmekden başka beni.

O çocuk ben çocuk,memleketimiz
O deniz ülkesiydi,
Sevdalı değil karasevdalıydık
Ben ve Annabel Lee;
Göklerde uçan melekler bile
Kıskanırdı bizi.